Tarihe Mâl Olmuş ve Ünlü Şahsiyetlerin Biyografileri

KimdirKimdir.com

İskender Bey Kimdir
İskender Bey Kimdi..

İskender Bey

(1404?-1468)

Arnavut beyi. Osmanlı Devleti’ne karşı 25 yıl süren bir ayaklanmanın önderidir.

iskenderbey1404 ya da 1414’te Arnavutluk’ta Kroya’da (Akçahisar) doğdu, 17 Ocak 1468’de Alessio (Leş) kentinde öldü. Asıl adı Georgi Castriyoti’dir. Batı kaynaklarında Scander-Beg de denilir. İskender adını, Osmanlı Padişahı II.Murad’ın verdiği söylenir. Arna-vutluk’un soylu ailelerinden Castriyotiler’dendi. Babası Yuvan (İvan), 1385’te I.Bayezid’in Voissa zaferinden sonra diğer birçok Arnavut soylusu gibi Osmanlı uyruğuna girmek zorunda kalmıştı. Fetret Devri’nde (1402-1413) Venedik Cumhuriyeti’nin koruyuculuğunda ve kendi adını taşıyan Yuvan-ili’nde (Kuzey Arnavutluk) bir süre yarı bağımsız prenslik etti. II.Murad, 1423’te Yuvan-ili’ni yeniden denetim altına alınca, İskender Bey ve kardeşleri rehine olarak Edirne Sarayı’na getirildi. Burada Müslüman edildi ve iç-oğlanı olarak yetiştirildi. 1430’dan sonra sancak-beyliği verilerek Sırbistan ve Arnavutluk kentlerinde yönetici olarak görevlendirildi. Osmanlı ordusuyla savaşlara katıldı ve yararlıklar gösterdi. Babası Yuvan’ın ölümünden sonra, 1438’de Kuzey Arnavutluk bütünüyle Osmanlı topraklarına katıldı ve İskender Bey Akçahisar subaşılığına atandı. Bu görevi aralıklarla birkaç yıl kadar sürdü.

Osmanlı Devleti’ne karşı mücadeleye girişmesi
1443’teki İzladi (Zlatica) Savaşı’nda, öteki birçok Sırp ve Arnavut beyi gibi İskender Bey de yanındaki tımarlı Arnavut askerleriyle kaçtı. Uç kardeşinin öldürülmüş olması, Yuvan-ili’nde kendisine özerklik tanınmamış olması yüzünden Osmanlı yöneticilerine güven duymamaktaydı. Kuzey Arnavutluk’ta ise öteden beri ayaklanmalar sürmekteydi. Osmanlı Devleti’nin bunalımlı bir döneminde kendi yurduna gitmeyi, ayaklananları çevresinde toplayarak Arnavutluk’un bağımsızlığı için mücadele etmeyi amaçladi. Kocacık (Svetigrad) ve Akçahisar kalelerini ele geçirdi. 1444’te Arnavut soylularını Leş’te topladı ve güçlü bir birlik kurdu. Kendisi de Müslümanlık’ı ve Osmanlı eğitimini bıraktığını duyurarak Hıristiyanlık’a döndü.

II.Murad bu gelişmeler karşısında, ünlü akıncı beylerinden Evrenosoğlu İsa Bey’i önemli bir kuvvetle Kuzey Arnavutluk’a gönderdi. Papa’dan ve yeni bir Haçlı Ordusu oluşturan Avrupa devletlerinden destek sağlayan İskender Bey, ilk önemli başarısını Türk akıncılarına karşı gösterdi. Yıllarca uygulayacağı yöntemi ilk kez Evrenosoğlu’nu yıldırmada kullandı: Dağlık ve ormanlık bölgelerde gizlenerek boğazları tuttu, baskınlar verdi. Kocacık Kalesi’ni kuşatan Osmanlı birlikleri ağır kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. 1444 Varna Savaşı’ndan hemen sonra 1445’te II.Murad’ın Yuvan-ili’ne gönderdiği Firuz Bey de başarı sayılabilecek bir sonuç alamadı. İkinci Kosova Savaşı öncesine kadar da bir daha Arnavutluk sorununa eğilebilme olanağı bulunamadı. İskender Bey ise bu kısa dönemde, tüm Arnavutluk’u kendi önderliğinde birleştirmeyi başaramadığı gibi komşusu ve koruyucusu Venedikliler’le de bozuştu.

Bu durumdan yararlanan II.Murad genç oğlu Mehmed’i [Fatih] de yanına alarak 1448’de Arnavutluk seferine çıktı. Kocacık Kalesi’ni aldı. Ancak Yuvan-ili’nin öteki önemli noktalan ele geçirilmeden Haçlı ittifakına karşı hazırlanmak üzere Sofya’ya döndü. 1450’de ikinci kez Kuzey Arnavutluk’a giren II.Murad, Kruya Kalesi’ni kuşattı. İskender Bey, çete savaşları vererek Osmanlı ordusunu yıpratmaya çalıştı. Kışın yaklaşması nedeniyle kuşatmayı kaldıran II.Murad Hıristiyanlar’ın Balkanlar’a bir saldırı düzenleyebileceği olasılığını dikkate alarak geri çekildi. Bu, İskender Bey’in tüm Avrupa’da, özellikle kendi yurdunda “kahraman” sayılması için yeterli oldu. Napoli Krallığı ile bir antlaşma imzalayarak bu güçlü devletin koruyuculuğunu ve desteğini kazandı. Papa da Katolik devletleri İskender Bey’e yardıma çağıran bir bildiri yayınladı.

II.Mehmed’in ilk saltanat yıllarında Arnavutluk sorunu ile ilgilenilmedi. Ancak ayaklanmanın yayılmaması için bölgede sürekli olarak yıpratma birlikleri bulunduruldu. Buna karşılık İskender Bey, 1455’te Napoli Kralı’ndan takviye birlikleri alarak Arnavut-ili’ne (Güney Arnavutluk) girdi. Bu bölgenin Osman-lılar’a bağlı halkını ayaklandırmaya çalıştı ve Berat’ı kuşattı. Hızla yetişen Evrenosoğlu, İskender Bey’e ağır kayıplar verdirdi. Ayaklanmaya katılan bölgelere de akınlar düzenledi. Bu yıldırıcı girişim, bölgenin yakılıp yıkılmasına ve kan dökülmesine neden olduğundan birçok Arnavut beyi bu arada İskender Bey’in yeğeni Hamza Bey de Osmanlı Devleti’ne bağlılık bildirerek topraklarında barış istediler. Osmanlı ordusuna katılarak ayaklanmacılarla savaşmaya başladılar. Durumunun tehlikede olduğunu gören İskender Bey, Papa aracılığı ile tüm Avrupa’yı yardıma çağırdı. Kısa zamanda, serüvenci, savaşçı, talancı sayısız insan akın akın gelerek çevresinde toplandı. Macarlar da yeni bir savaşın hazırlığına giriştiler. Buna karşılık, II.Mehmed’in görevlendirdiği akıncılar 1457 yılı akınlarında önemli bir başarı elde edemediler. Fakat 1459’da yinelenen akınlar yıldırıcı oldu. İskender Bey, Osmanlılar’a bağlılığını bildirme zorunda kaldı.

1461’de yapılan antlaşmaya göre her yıl Edirne Sarayı’na belli sayıda devşirme oğlanı göndermeyi, savaşlarda Osmanlı ordusuna hayvan sağlamayı, istenirse kendisi de savaşa katılmayı kabul etti. Ama barıştan yararlanarak o yıl İtalya’ya geçti. Napoli Kralı I.Ferdinando’ya Fransa’ya karşı yaptığı savaşta destek oldu. Başarı kazanan kral, ona Saint Pietro Dukası sanını verdi. Bu parlak ve onurlandırıcı ödülün ardından, Papa Il.Pius’un tahrikiyle Osmanlılarca imzaladığı barış antlaşmasını tanımadığını duyuran İskender Bey, bir yandan da düşmanca girişimlerde bulunmaya başladı.

II. Mebmed’ in Arnavutluk seferi
1463’te ilk Arnavutluk seferine çıkan II.Mehmed ile savaşa yanaşmayan İskender Bey, önceki antlaşmanın koşullarına uyacağını bildirdi. Ancak, Osmanlı-lar’ın Adriyatik kıyılarına inmesinden çekinen Venedikliler, İskender Bey’i son kez daha kandırmayı başardılar. Kurulan bağlaşmaya Macaristan da katıldı. Bu durum, II.Mehmed’i Arnavutluk sorununda daha kesin sonuçlar alacak önlemleri aramaya götürdü. 1464 ve 1465 yıllarında ardı ardına akınlarla yeni bir sefer için uygun ortamı hazırladıktan sonra 1466’da İkinci Arnavutluk seferine çıktı. İskender Bey, öncekinden de kalabalık ve daha iyi donanımlı olan bu ordu ile de savaşmayı göze alamadı. Baskınlar vermeyi yeğleyerek dağlık ve ormanlık kesimlere çekildi.

Sarp bir noktada bulunan Kruya Kalesi’ni kuşatan II.Mehmed, bu işin sürdürülmesini Ohri sancakbeyi Balaban Paşa’ya bırakarak tüm Arnavutluk’u denetim altında tutmayı kolaylaştıracak önlemler aldı. Bu amaçla İlbasan Kalesi’ni yaptırdı. Buraya ve öteki küçük kalelere güçlü birlikler yerleştirdi.

Osmanlı ordusunun çekilmesinden sonra, Papa’ ya ve Napoli kralına başvuran İskender Bey, gerçi umduğu yardımları alamadı, ama düzenlediği bir baskınla Balaban Paşa ile birçok Osmanlı askerini kılıçtan geçirdi. İlbasan Kalesi’ni de aldı. Bu gelişmeler, II.Mehmed’in üçüncü kez Arnavutluk’a yürümesine neden oldu. 1467’de, çetin savaşlar vererek İlbasan’a doğru ilerleyen Osmanlı ordusunun bir bölümü kıyıya yöneldi. Akıncılar da yıldırıcı akınlar-da bulundular. Sadrazam Mahmud Paşa, Matia ve Boyana ırmaklarını geçerek İşkodra’yı askerlerine yağmalattı ve yaktırdı. 1467 Ağustosu’nda Kruya’yı ikinci kez kuşatan II.Mehmed, bu küçük kaleyi yine alamadı. Buna karşılık öteki kalelere çok sayıda asker yerleştirdi.

Bu sonuncu sefer boyunca, Leş kentinde kalan ve hasta olan İskender Bey’in ölümünden sonra “kemiklerinin tılsımlı olduğu, ondan bir parça taşıyana ok ve kurşun işlemeyeceği” söylentileri yayıldı. Bu nedenle mezarından çıkarılan kemikleri küçük parçalar halinde Arnavut savaşçılarına dağıtıldı ve elbiselerine dikildi.

İskender Bey’in ölümü, başta Akçahisar olmak üzere bütün Arnavutluk’un Osmanlı ülkesine katılmasına ve bu bölgede Müslümanlık’ın yayılması ile Osmanlı düzeninin yerleşmesine kolaylık sağladı. Bu nedenle, 25 yıl kadar ülkesinin bağımsızlığı için yılmadan mücadele veren İskender Bey, Arnavutluk tarihinde ulusal bir kahraman olarak ad bırakmıştır. Venedik’e sığınan ve adı bilinmeyen oğlu, babasının izinden yürüyemedi. Çağdaşı ve yakın dostu Barletius’un İskender Bey’in yaşamını ve mücadelelerini anlatan Latince bir kitabı vardır.

Reklam Alanı

Biyografi Detayları
  • Burç: -
  • Meslek: -
  • Doğum Tarihi: -
  • Ölüm Tarihi: -
  • Doğum Yeri: -
  • Ölüm Yeri: -
  • Ekleyen: admin
  • Tarih: 03/03/2016
  • Kategori: Devlet Adamı
  • Görüntülenme: 362

Reklam Alanı

© Kimdir
%d blogcu bunu beğendi: